Bedene Nakşedilen Tarih: Dek (Dövme)

Şanlıurfa'da özellikle kadınların güzel görünmek ve nazardan korunmak için acı çekerek vücutlarına yaptırdıkları "dek" adıyla bilinen yöresel dövmeler, yeni nesil ile beraber unutuluyor.

featured

Şanlıurfa’da özellikle kadınların güzel görünmek ve nazardan korunmak için acı çekerek vücutlarına yaptırdıkları “dek” adıyla bilinen yöresel dövmeler, yeni nesil ile beraber unutuluyor.

Antropolog Ahmet Yavuklu, Viranşehir’deki ‘dek’ kültürünü fotoğraflayıp kitap haline getirerek ölümsüzleştirdi.

Dövmeler insan hayatının hikâyesini anlatır. Dövmelerin güzelleştirme, aitlik bildirme, geçiş törenleri gibi farklı anlamların olduğu ve hatta bazılarının iyileştirici güçleri olduğuna anıldığı gibi nazar için de bedene nakşedilmektedir.

Dövmelerin bedene nakşedilmiş figürlerle, sembolik dilinin ardındaki söylenmemiş anlamları dile getirmektedir.

Daha çok kadınların tercih ettiği, yapımı oldukça acı veren dövmeler, büyük ve küçük baş hayvanların safra kesesinden alınan “marara” adı verilen suyun, gaz lambasının isi ve sütle karıştırılıp dikiş iğnesiyle vücuda işlenmesiyle yapılıyor.

Şanlıurfa ve çevresinde 60 yaş ve üzeri birçok kadının yüz ve ellerinde görülen dövmeler, artık neredeyse tarihe karışıyor.

Türkçe ’de; dövme, döğün, gibi kavramlar kullanılırken Kürtçe ’de; dek, dak, deq, daq ve Arapça’da ise deg, dege, vesm-veşm gibi ifadeler kullanılmaktadır.

Şanlıurfa bölgesinde yapılan antropolojik saha araştırması sonucunda ilçelere göre dövme kültürünün dağılımı; Viranşehir başta olmak üzere, Siverek, Harran, Akçakale, Ceylanpınar yörelerinde yoğunluk göstermektedir. Genellikle kırk yaş üzeri kadınlarda ve erkeklerde görülmektedir.

Dövme; bazen soyluluğun, kahramanlığın, erdemliliğin, bir soya ait oluşun, kötülüklerden arınmanın, sağlıklı olmanın ve inanca bağlı eylemlerin yerine getirilmesinin ifadesidir.

Dövme kültürü; kadim zamanların süslü işaretleri, kadim izlerle bedenlere yeni anlamlar yükleyerek günümüze taşınan kendini ifade etme sanatıdır.

Saha araştırması sonucunda yapılan görüşmelerde; dövme yapımı için genellikle sonbahar ayları tercik edilmektedir. Dövmenin; sonbahar ayında yapılması yaraların çabucak iyileşmesi, dövmenin parlak ve estetik bir görünüm kazandırırken aynı zamanda mevsimin bereketli geçmesi, bütün dileklerin kabul edilmesi, hastaların şifa bulması niyetlenir.

Motifler, bitki çeşitlerinden, hayvan figürlerinden ve sembolik çizgilerden seçilerek bedene nakşedilir.

Bitkisel motifler: Ağaç, çiçek, lale, gül…

Hayvansal motifler: Yılan, şahmeran, kırkayak, yarasa, kuş, kurt, koç, ceylan, akrep, tilki…

Sembolik motifler: Taraklı motifler, üçgenler, dörtgenler, dailer, yarım ay, bilezik, makas, üç nokta, tek nokta, ters Y, çentik, gamalı haç, V motifleridir.

Doğa motifleri: Güneş, ay, yıldız hilal motifleridir.

Dövmeler genellikle yüz, el üstü, avuç içi, kollar, boyun, dudak, alın, çene ve ayak parmaklarında nakşedilmektedir.

Sonuç olarak Dövme kültürü yazılı dilden çok daha eskidir. Tarih öncesi dönemden beri insanlığın ortak kültürel miras değerlerindendir. Bedene nakşedilen sembolik işaretler bir kültürel kimlik kazandırmıştır. 

Bedene Nakşedilen Tarih: Dek (Dövme)

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Gap Times ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!